Yayin tarihi: 10 Kasim 1996















...saygideger ulusuma sunu ögütlerim ki; bagrinda yetistirerek basinin üstüne dek çikaracagi adamlarin kanindaki, vicdanindaki öz mayayi çok iyi incelemeye dikkat etmekten, hiç bir zaman geri kalmasin !

           Mustafa Kemal Atatürk, Söylev'den


HOSGÖRÜ (Taassupsuzluk)

Mustafa Kemal Atatürk


Türkiye'de hic kimse fikirlerini zorla baskalarina kabul ettirmege kalkisamaz ve boyle bir seye musaade edilmez. Artik samimi mutekitler (dine inananlar, inanclilar), derin iman sahipleri, hurriyetin icaplarini ogrenmis gorunuyorlar. Butun bunlarla beraber, din hurriyetine, umumiyetle vicdan hurriyetine karsi hosgoru (taassupsuzluk) hasil olmus mudur ?

Bunu anlayabilmek icin, hosgorunun ne oldugunu tetkik edelim; cunku, bu kelimenin delalet (onderlik) ettigi manayi, zihniyeti herkes kendine gore anlamaya meyillidir. Dini hurriyeti bir hak telakki etmeyen (saymayan) acaba kalmadi mi ?

Vicdan hurriyetinin, ruhun, Allah'in ali nufuzu altinda , dini hayati idare icin malik oldugu haktan ibaret oldugunu bellemis olanlar, acaba bugun nasil dusunmektedirler ? Bu gibiler, kendisi gibi dusunmiyenlere iclerinden olsun kizmiyorlar mi ?

Bu saydigimiz zihniyette bulunduguna ihtimal verilen kimselere, hur dusunceliler, acaba, bir teessur (uzulme) hissiyle, bir esefle (yerinmeyle) bakmiyorlar mi ?

Bu saydigimiz gibi, muhtelif inanisli kimseler, birbirlerine, kin, nefret besliyorlarsa, birbirlerini hor goruyorlarsa, ve hatta sadece birbirlerine aciyorlarsa, bu gibi kimselerde hosgoru yoktur; bunlar hosgorusuzdurler (mutaassiptirlar).

Hosgoru o kimsede vardir ki, vatandasinin veya herhangi bir insanin vicdani inanislarina karsi, hicbir kin duymaz; bilakis hurmet eder. Hic olmazsa, baskalarinin, kendininkine uymayan inanislarini bilmezlikten, duymamazliktan gelir.

Hosgoru budur. Fakat hakikati soylemek lazim gelirse diyebiliriz ki, hurriyeti hurriyet icin sevenler, hosgoru kelimesinin ne demek oldugunu anliyanlar, butun dunyada pek azdir. Her yerde umumi (genis) olarak cari (yururlukte) olan hosgorusuzluktur. Her yerde gorulebilen sulh manzarasinin temeli, hosgorusuzlukle hur fikrin birbirine karsi kin ve nefreti ustundedir; temelin devrilmemesi, kin ve nefret zeminindeki muvazeneyi (dengeyi) tutan fazla kuvvet sayesindedir.

Bu soylediklerimizden su netice cikar ki, aramizda, hurriyet hailelerinin (hurriyet icin ic acisi olaylarin) zail (yok) olduguna, bizim gibi dusunen ve hissedenlerle yasadigimiza hukum vermek muskuldur. O halde gorulen, hosgoru degil, zafin (zayifligin) dermansiz (caresiz) biraktigi hosgorusuzluktur.

Suphesiz fikirlerin, itikatlarin (inanclarin) baska baska olmasindan, sikayet etmemek lazimdir. Cunku, butun fikirler ve itikatlar, bir noktada birlestigi takdirde, bu hareketsizlik alametidir (isaretidir). Oyle bir hal elbette arzu edilmez. Bunun icindir ki, hakiki hurriyetciler, hosgorunun umumi bir huy olmasini temenni ederler. Fakat, hatta husnuniyetle (guzel niyetle) dahi olsa hosgorusuzluk hatalarina karsi dikkatli olmaktan vazgecemezler. Cunku, husnuniyetle, hicbir zaman, hicbir seyi tamir edememislerdir. Insanlarin, ruhun selameti (kurtulusu) icin yakildiklarini biliyoruz. Herhalde bunu yapan engizisyon papazlari, husnuniyetlerinden ve iyi is yaptiklarindan bahsederlerdi; belki de cidden bu sozlerinde samimi idiler. Fakat bir hamakati (ahmakligi) yahut bir hiyaneti (hainligi) iyi bir is kalibina uydurmak guc degildir; en nihayet bu bir isim degistirmek meselesidir.

Iste bu sebepledir ki, hosgoruyu aldirmamazlik derecesine goturmemek muhimdir.

Gerci hur olmak herkesin hakkidir ve bunun icin, hakiki hurriyetciler, hurriyetci olmayanlara karsi da genis davranilmasini isterler. Fakat bunlarin hicbir zaman elleri, ayaklari bagli oldugu halde kurbanlik koyun vaziyetine razi olacaklari asla kabul olunmamalidir.

Unutmamalidir ki, bazi insanlar istikbali mazinin arasindan gormekte musirdirlar (direnirler). Bunlar alakamizi kestigimiz an'anelere karsi behemehal (ne olursa olsun ), sadakatin iadesini isterler. Bu gibi insanlar, kendi itikat ettigi gibi, itikat etmiyen kimseleri istedikleri gibi ezemezlerse, kendilerini cenderede hissederler.

Herhalde, hosgorunun arzu edildigi gibi, umumilesmesi, huy haline gelmesi fikri terbiyenin yuksek olmasina baglidir.

                  Mustafa Kemal Atatürk
      (Mustafa Kemal Ataürk'ün El Yazilari'ndan)



Hosgorunun hakim olmadigi toplumlarda birlik, beraberlik, baris , hurriyet ve ulus egemenligi olamaz.

                        EGEMENLiK ULUSUNDUR















Doruktaki Isinimlar'a dön

Egemenlik Ulusundur logosu