EGEMENLiK ULUSUNDUR:
GERÇEK ÖNDERLiGE DOGRU...

1. BÖLÜM

ÖNDERLiK VE ÖNDERLERiN NiTELiKLERi ÜZERiNE
EVRENSEL ARASTIRMA VE DÜSÜNCELER



Önder ve önderlik... AAhh! Sihirli kelimeler, sihirli degnekler......

Su TÜRKIYE'de, çikmiyor mu bir önder, kurtarsin bizi bu sikintilarimizdan bir gecede ? Onun sayesinde, hicbir sey yapmadan, sorumluluk tasimadan, hic ugras vermeden mutlu yarinlara ulasalim (!). TÜRKIYE kayniyor .Nerede o saggörülü (basiretli) kendini saklayan kisi, ciksin ortaya, alsin gotursun halki pesinden.Bir dostumuz her hafta cumartesi yemeklerimizde butun ictenligiyle aglarcasina soruyor: "Yok mu su 65000000'nun icinde birisi, bir tane önder (lider) yok mu kurtaracak baht-i kara maderini, biz bir önder dahi mi yetistiremiyoruz?"

Üzülüyoruz tabi! Ama bu yakarislarin icerigi bizi daha da üzüyor. Ufuklarda adeta yeni bir Atatürk araniyor. Ama yok! . 21. yüzyila 3 kala, dünya çok degisti. Önderler, ozellikle uluslarin yasamlarinda, piyangodan çikar gibi çikmiyor. Önder olmak isteyen kisi kendini egitimle ve deneyimle yetistirir . Ama en once , bunu ona saglayacak ortamin olmasi, kurumlarin yerlesmis olmasi , önderlige giden yollarin acik olmasi gerekir. Türkiye'nin bugünki siyasal kurumlarina bakiniz . Hangi birisinde toplumumuza, siyasal yasamimiza surekli olarak önderler yetistirme amaci ve ortami vardir? Bugunki sozde önderlerimize, "lider" dediklerimize, siyasal kurumlarimizin basindakilere bakiniz. Hangi birisine kelimenin tam anlamiyla önder diyebiliyorsunuz? Hangi birisinin basinda bulunduklari kurumlarda kendilerinin yerini alacak yetenekte bir degil, iki, üc,..., bir düzine, belki iki düzine önder adaylari taniyorsunuz . Öyle ki, Türkiye bunalimlar içinde boguldugu zaman içlerinden biri degil, ikisi, hatta ucu, besi, duzinesi çiksin ...elele....., halkla ve kurumlarla elele......asiversinler daglari, duzluge cikarsinlar toplumumuzu; insanlarimiz hürriyet, esitlik, adalet içinde, insan onuruna yakisir firsat esitligi saglayan, laik ve demokratik bir Türkiye'de yarinlarina huzur ve güven içinde bakabilsinler. Ama kabul etmemiz gerekir ki gerçek resim boyle degildir, cok uzucudur. Toplum olarak önder beklentimiz yasadigimiz ortamin gercekleriyle bagdasmamaktadir. Egri oturup dogru konusmamiz gerektir.

Artik sunu anlamaliyiz: Toplum olarak istedigimiz, aradigimiz tek bir önder olmamalidir. Su anda bir önder buldugumuzu varsayalim. Hemen arkasindan bir ikincisini, ucuncusunu bulabilme olasiligimiz istatiksel olarak sifira cok yakindir. Bir tane bulsak dahi, ne yapacagiz? Kirk yil memleketi o tek öndere mi teslim etmeyi dusunecegiz?

Biz önder kisi degil, önderler yetistirmeliyiz. Bunun icin de önderler yetistirecek önder kurumlar aramaliyiz. Önder kurumlar yoksa , yaratmaliyiz., önder kurumlar olusturmaliyiz. Türkiye'de demokrasinin , insanimizin mutlu ve gonencli geleceginin tek guvencesi bu olacaktir. Önder olabilecek bircok kisiyi bagrinda barindirabilen, onlara egitimle, yol ve yontem ogreterek, deneyim kazandirarak önderler yetistirebilen önder kurumlar yaratmaliyiz. Bu kurumlarin yapilari önder nitelikli kisilerin one cikmasina uygun olmalidir, kendilerine guvenen, önder olmak isteyen kisileri cesaretlendirmeli, onlara önderlik yollarini acmalidirlar. Bazen Türkiye'de kurumlarin olmadigindan, bir takim dizge (sistem) ve yontemlerin yoklugundan sizlananlar aslinda farkina vararak veya varmayarak bu eksikligi dile getirirler. Herhangi bir konuda öndere mi gereksinim var ? Önder kurumlar önder adaylarindan bir demet sunarlar topluma. Yeni bir cumhurbaskani olabilir bu, yeni bir basbakan da. Zor durumda olan bir sirkete bekledigi mucize yoneticiyi gosteriverir önder kurumlar. Sampiyonluga oynayan takiminizin belkemigi olan kaptaninizin mevsim sonuna kadar yok olmasi uzerine önder kurumlar olgusu onun yerine gececek yedegi hazirlamistir, karabasanlara yer yok, yine sampiyonluk ipini goguslersiniz!

21. Yuzyilda yaptigi is ne olursa olsun, hangi amacla olursa olsun kisiler gerektiginde "önderligin çagrisina" ya da "önderligin meydan okumasina" hodri meydan diyebilmelidirler. Önder olmanin cagrisini gormek ve kabul etmek toplumumuzda kendi capinda her kisinin gorevi ve sorumlulugu olmalidir. Önder kurumlar, kuruluslar veya olusumlar, bu meydan okumaya , bu cagriya karsilik verebilecek kisilerden meydana gelirler.

O halde, önderlik denen olgu nedir, yapisinda neler vardir , nasil önder olunabilir, kimler gercek önderdir ? Neyi, niçin aradigimizi bilmek için once bu sorularin dogru yanitlarini bilmemiz gerekir. Hemen ekleyelim. Cogumuzun aklina gelebilecegi gibi önderligin dogustan sahip olunan bir yetenek oldugunu dusunmenin bir hurafe oldugu bugun bilimsel olarak ispatlanmistir.(Kaynak: Kouzes ve Posner). Elbette bir takim kisisel yetenekler soz konusudur ama butun resim bundan ibaret degildir. Önderlik azimli ve kararli herkes tarafindan egitim ve deneyimlerle ogrenilebilecek bir yetkinliktir (Kaynak: Kouzes ve Posner) . Bu ise guzel bir haberdir. O halde herkesin önderligin meydan okuyusunun davetini kabul etmesi, önderce sorumluluk alabilecek bir yurttas olmasi bir ruya degildir. Bu , 21.yuzyil toplumlarinin bir gereksinmesidir. Önderlik tek bir nokta, bir zirve , durum, koltuk, derece veya orun (makam) itibariyle elde edilen bir "sey" degildir. Bir parti baskani olabilirsiniz , ama bu önder oldugunuzu gostermez. Gercekte ise önderlik sizden cok , cok uzak olabilir.

Önderlik uzun zamandir bilim ve teknikte gelismis toplumlarda evrensel bir arastirma konusu olmustur. Bu arastirmalar sonunda bilimsel olarak tanimlanmis ve gozlemlenebilir bir olgu/olus olarak kabul edilmistir. Bu bilimsel calismalardan faydalanarak önderligin ne oldugu ve ne gibi ozellikler icerdiginin resmini sizlere sunmak istiyoruz. Eger toplum olarak önderler arayacaksak, neyi aradigimizi önderligin bilimsel tanimini ve ozelliklerini goz onunde bulundurarak bilecegiz. Sunu belirtelim ki kullanacagimiz kaynaklardaki bilgilerin disinda daha cesitli önderlik kuramlari ortaya atilmistir. Bununla beraber, burada esas olarak alacagimiz kaynaklarin, önderlik olgusunu 2000'li yillara dogru en ayrintili sekilde arastiran ve ortaya koyan "önderligin kutsal kitaplari" oldugunda buyuk bir fikir birligi vardir. Önderlik kuramlarinin test laboratuvarlari toplumlar, kisilerin önderlik hakkinda kendi deneyimleri , gozlemleri ve beklentileridir. Kuramlarin dogrulugu gozlemlerle desteklendigi oranda gecerlidir. Burada verecegimiz bilgileri bu acidan degerlendirdiginizde bu arastirmacilarin sundugu önderlik kuramlarindaki dogrulugu kabul edeceginizi saniyoruz. Ozellikle bunlara dayanarak tarihte ve zamanimizda belli basli kisilerin gercek önder olup olmadiklarina karar vermeyi sizlere birakacagiz.

James MacGregor Burns (JMB) "ÖNDERLIK" (Leadership; Harper&Row Publishers, New York,1978) adli kitabiyla 1978 yilinda Pulitzer ve A.B.D.'de Milli Kitap odulunu almistir. JMB, kitabindaki sonuc ve degerlendirmeleri, bir cok dunya önderinin niteliklerini ve önderlerle, onlari takip edenlerin arasindaki ivmelesmeleri (dinamikleri) arastirarak elde etmistir. JMB ozetle soyle yaziyor:

Guc (iktidar) sahibi olmak önder olmak demek degildir, ama önder olan guc veya olasi guc sahibidir. Önderler bir cesit guc (iktidar) sahibidirler. " Önderligi , önderin onu takip edenleri, hem önderin hem de onun takipcilerinin degerlerini ve iç itkilerini ( values and motivations) temsil eden belirlenmis amaclar icin harekete gecmeye sevkedisi olarak tanimliyorum. Ve önderligin dehasi, önderlerin kendilerinin ve takipcilerinin degerlerini ve iç itkilerini gormelerinin ve harekete gecirmelerinin seklinde yatar."
Önderler kendilerini; kendilerinin oldugu kadar, takipcilerinin isteklerine, gereksinmelerine ve diger iç itkilerine adarlar ve boylece takipcilerinin iç itki tabaninin yapisini onlarin özlemlerini tatmin ederek degistirmekte bagimsiz bir kuvvet gorevi gorurler. JMB 'un önderlik tanimindaki ozgun nokta ,önderligi, önder ile kitleler arasinda karsilikli bir baglanti ve etkilesim olarak gormesidir. Önder, kitleleri; kitleler de önderi etkiler. Boylece ortaya ivmeli (dinamik) bir olay ve olgu cikar.

JMB onsozunde soyle der:

"...önderligin eylemleri çatisma ile gücun(iktidarin) ivmelesmesinin (dinamiginin) bir parçasi olarak gorulmelidir; ortak bir erege (hedefe) baglanmadiktan sonra önderlik bir hictir; önderlerin etkinligi basinda haklarinda cikan yazilarla degil, niyetle ve insanlarin gereksinmelerinin ve beklentilerinin saglanmasiyla olculen gercek toplumsal degisikliklerle kararlastirilmalidir..."

JMB, önderligi yalniz gucu elinde bulundurmaktan (iktidarda olmaktan) farkli olarak ve salt gucun tam tersi olarak degerlendiriyor. JMB önderligi al-verci (transactional) önderlik ve yapidegistirici (transformational) önderlik olarak siniflandirir. Bircok önderin ve takipcilerin iliskisi al-verci cesididir...is karsiligi oy.... gibi. Ozellikle topluluklarda, yasama organlarinda ve siyasal partilerdeki önderle takip edenleri arasindaki iliskilerin cogunu bu cesit al-vercilik meydana getirir. Yapidegistirici önderlik, cok daha karisik olmasina ragmen cok daha guclu bir olgudur.

"(Yapidegistirici önderlik ) bir veya daha fazla kisinin digerleriyle etkilesime girerek hem önderlerin hem de takipcilerinin birbirlerini ; gittikce daha yuksek ic itki ve ahlak/dogruluk/durustluk duzeylerine cikardiklari zaman olusur."
Yapidegistirici önderlik bir toplumda baska bircok önderlerin yetismesine ve ortaya cikmasina zemin hazirlar. Yapidegistirici önder, olasi takipcisinin var olan bir gereksinmesini ve istegini tanir ve bundan faydalanir. Ama, bundan ote, yapidegistirici önder , takipcisinin olasi itkilerini arar, onun daha yuksek gereksinmelerini doyurmanin yolunu arar ve takipcinin tum kisiligini tam anlamiyla bu ise ortak eder. Yapidegistirici önderligin sonucu önderle takipcileri arasinda karsilikli bir heyecan yaratma ve yukseltme iliskisidir, oyle ki bu iliski takipcilerini yeni önderlere ve önderi de bir ruhsal guce, ruhsal öndere (moral agent, moral leadership) donusturur.

JMB, ruhsal önder (moral leadership) olgusuyla ozellikle ilgilenir. Bakiniz JMB önderligin bu duzeyiyle bizlere hic de yabanci gelmeyecek nelerden bahsediyor:

" Bu deyimle (ruhsal önderlikle) sunu demek istiyorum: Ilk olarak, önderle takipcileri arasinda yalniz guc degil, ayni zamanda karsilikli gereksinmeler, ozlemler ve degerler iliskisi vardir; ikinci olarak, önderlere yanit verirken, takip edenler diger önderler ve tasarimlari hakkinda yeterli bilgiye ve bu önder secenekleri arasindan secme yapabilmek yetenegine sahiptirler; ucuncu olarak, önderler, özadamalari (verdikleri sozler) icin sorumluluk alirlar- bir takim ekonomik, sosyal ve siyasal degisikliklere soz verirlerse, bu degisiklikleri gerceklestirmek icin önderlik gorevlerini yerine getirirler. Ruhsal önderlik salt nutuk cekmek, vaaz vermek, veya dogal sorumluluklarimiza sadakati soylemek, veya sosyal uzlasmada israr etmek demek degildir. Ruhsal önderlik, takipci kitlelerin temel isteklerinden, gereksinmelerinden, ozlemlerinden ve degerlerinden dogar ve daima yine bunlara doner."

JMB kitabinda ayrica önderlikle ve önderi takipcilik arasinda orulmus yapiya, yasamsal ve esmerkezli ikinci, ucuncu ve hatta toplumun bircok duzeylerindeki daha alt önderlik halkalarina, bunlarla birlikte tarihin gidisine buyuk etkileri olan " Ulu önderlerin" etkilerini de taniyarak , inceler.

JMB'ye esyonlu (parelel) olarak , James M. Kouzes ve Barry Z. Posner , kendi bagimsiz arastirmalarinin sonucunda yazdiklari ve önderlik belgeliklerinin (arsivlerinin) degeryitirmezlerinden (klasiklerinden) kabul edilen "ÖNDERLIGIN MEYDAN OKUMASI veya ÖNDERLIK ÇAGRISI" (The Leadership Challenge; Jossey-Bass Publishers, San Fransisco, 1995) olarak adlandirabilecegimiz kitapta önderlik icin soyle diyorlar: "Önderlik önder olmayi secenlerle takip etmeyi secenler arasinda karsilikli bir isleyistir. Her önderlik calismasi bu baglantidaki ivmelesmeyi (dinamigi) goz onunde bulundurmalidir. Tasarimlar, ozyontemler (taktikler), beceriler ve deneyimler , takip edenleri önderlere baglayan temel insanlik ozlemlerini anlamadikca bostur. "Önderligi, baskalarina ortaklasa paylastiklari ozlemler icin mucadele etmeyi isteterek, onlari eyleme gecirmek sanati diye tanimliyoruz." Burada esas olan takip edecek olanlarin "istemeleri"dir. Bu istek tanimdan cikarildigi zaman tanim coker. Kitlelerin "istemelerinin" olmamasi kisilerin seceneginin, iç itkilerinin ve özlemlerinin ortadan kalkmasi demektir. Kitlelere onlar istemeden de bazi seyler yaptirabilir. Ornegin zor kullanilabilir, bir seyi yaptirmak icin kisinin odemesi (maasi) 10 misli artirilabilir ama kisi isi istedigi icin degil, parasi icin yapiyor olabilir. "Bir seyi kitleye gucunuzden (iktidarinizdan) dolayi yaptirabilirsiniz" fakat " ayni kitleye o seyi yapmak istemeyi asilayamayabilirsiniz". Ilk durumda guc (iktidar) sahibi önder degildir. Ikinci durumda kisiyi veya kitleyi yapmak istemeye yonlendirebilir ve yaptirabilirseniz öndersinizdir.

Kouzes ve Posner'in eserinden sizlere önderlerin nitelikleri hakkinda ve ek bazi bilgileri biraz kapsamli olarak vermeyi istiyoruz. Kouzes ve Posner'in sunduklari bilgiler laboratuvar gozlemleriyle destekledikleri arastirmalarin sonuclaridir. Laboratuvarlari bes kitadaki önderler ve takipcileridir. Bes kitada takip eden kitlelerin önder olduklarina inandiklari kisilerin nitelikleri ve önderlerde aradiklari nitelikler; önder olan kisilerin yaptiklari basarili isler ve deneyimleri ve diger önderler hakkindaki dusunceleri ve tarih sahnesine önder olarak mal olmus kisilerin incelenmesi gozlemleri meydana getirmektedir. Bu calismalar, siyasal, endustriyel, sosyal, kulturel vb gibi alanlarla , cok cesitli kurulus ve sirketleri kapsamis ve elde edilen veriler istatiksel yontemlerle de degerlendirilerek sonuclara varilmistir. Ornek olarak, bu bilgilerin isiginda Türkiye'nin bugunku siyasal ortamindaki girisimleri ve kisileri gercek önderlik acisindan kolaylikla degerlendirebiliriz.

Halk arasinda önderlik ve önderler hakkinda bilimsel gozleme dayanmayan bir takim dusunceler vardir. Gercek önderligin ve gercek önderin ne oldugunu daha iyi anlayabilmek için bu halksal (popular) dusunceler arasindaki hurafeler ve geleneksel ogretiler iyi taninmalidir.

Önderlik hakkinda Hurafeler, Gelenekler ve Gercekler: Niçin daha çok önder yok? Neden insanlar önderligin meydan okumasina, önderlik çagrisina yanit vermek istemiyorlar? Bu sorularin aciklamasini Kouzes ve Posner 'e birakalim:

" Bu isteksizligin veya temkinli davranisin, cesaret veya liyakat eksikliginden degil, önderlik hakkinda zamani gecmis dusuncelerden ileri geldigine inaniyoruz. Geleneksel yonetim teknikleri ile bizlere ogretilen hemen hemen hersey bizi etkin önder olmaktan alikoymaktadir. Hemen hemen önderlik hakkinda halk tarafindan dusunulen hersey asilsiz birer hurafedir."

Yapilacak ilk is önderlik hakkindaki hurafeler ve geleneksel dusuncelerden kendimizi arindirmaktir. Bunlar, hayattaki gercek önderlerin tam tersi olan önderlik ornekleri yaratmaktadirlar. Ayni zamanda kurumlarimizin esasta yeniden canlanmalarina karsi gereksiz engeller yaratmaktadirlar.

Geleneksel yonetim ogretileri, arzulanan duzensel isleyisin (organizational process) bir saat gibi duzen ve kararli bir denge icinde olabilecegini ve ayarlanmasi gerektigini anistirir (ima eder). Fakat önder insanlar en iyi önderlik deneyimlerinden bahsederken bu isleyise meydan okuduklarini, gidisi degistirdiklerini, duzeni salladiklarini anlatmaktadirlar.

Ayni zamanda, halksal (popular) bir önderlik hurafesi, önderi onu cesur davranisli , bir kisim izleyenlerini miknatis gibi ceken bir asi gibi resimlendirir. Gercekte ise önderler izleyenlerini, azim dolu meydan okuyuslari yuzunden degil, insanlarin uyarlayabilme, gelisebilme ve ogrenme yeteneklerine olan derin guvenleri yuzunden kendilerine cekerler.

Geleneksel yonetim bizi kisa donemli hesaplar uzerine odaklar. Oysa tanidigimiz tum etkin önderler uzgorulu, ileriye yoneliktirler. Bu önderler, simdinin ufkunun otesine bakabilmislerdir. Önderlik hakkinda yeni ve ayni derecede imgesel ( hayalci) bir halk dusunusu önderlerin birer kahin gibi gelecegi gorebilenler oldugudur. Sunu teslim etmek gerektir ki, önderler uzgorulu (vizyon sahibi), nereye gittiklerini bilen kisiler olmalidir, ama uzgoruleri ileriyi goren ruhsal bir medyumluk degildir. Uzgorusu önderin ozgun dusunusunden fiskirabilir ya da bir baskasinin esinlenmesini (ilhamini) temsil ediyor olabilir. Önderin uzgorusu goksel (celestial) veya dunyasal (mundane) olabilir.

Geleneksel yonetim ogretisi önderin sakin, analitik, kendini denetleyebilen, hissi olmayan, hislerini isinden ayirabilen kisi olarak tanitir. Halbuki hayattaki gercek önderler mesleklerinde en cok gururlandiklari seyin ne oldugunu anlatirken, esinlenme, siddetli istek, ruhsal yukselme, kuvvet, meydan okunma, ilgilenme, sefkat ve, evet, hatta ask hislerini anlatirlar.

Baska bir hurafe önderlerin ozel bir cesit tanri vergisine sahip olduklarini, "karizmatik" olduklarini soyler. Bu hurafe, en iyi olasilikla önderleri anlayisimizin seklini bozar; en kotu olasilikla bizi kahramana tapmaya veya mezhepcilige goturur. Yine teslim etmek gerekir ki, önderler erkeli (enerjik) ve coskulu olmalidir. Fakat önderin ivmeliligi (dinamizmi ) ozel guclerinden degil, bir amaca olan derin inanclarindan ve bu inanclarini buyuk bir istekle ve çoskuyla açiklamasindan gelir. Karizma denilen sey bir tanri vergisi degil, ogrenilebilen bir davranis seklidir. Kisinin inanclarini icten bir sekilde coskuyla aciklamasi ve izleyenlerin bu durust ictenligi algilamasi kisinin karizmatikligi olgusunu dogurur.

Geleneksel yonetim, yonetme isinin temelde insan, para, zaman ve malzeme dahil; kaynaklari denetleme isi oldugunu ogretir. Ama, etten ve kandan olan gercek önderler, insanlari ne kadar fazla denetlerlerse o kadar onlarin yukselmesine ve yaptiklarinda mukemmellesmelerine engel olacaklarini bilirler. Yine gercek önderler cevrelerini ne kadar cok denetlemeye kalkarlarsa kendilerine o kadar daha az guvenilecegini bilirler. Önderler emir verip, denetlemezler; önderler hizmet ederler ve destek olurlar.

Baska bir hurafeye gore önderler zirvede yalnizdirlar. Hic de oyle degildir! Tanidigimiz en etkin önderler kendilerini vererek önderlik yaptigi kisilerle iletisim icindedirler . Baskalarina karsi icten gelen derin bir ilgi ve sefkat gosterirler ve birlikte calistiklari insanlara aileleri gozuyle bakarlar.

Gelenek der ki önderlerin isi, kendilerini siradan dunyasal islerden ayirmak ve buyuk bir ozenli tasarim (stratejik plan) icat etmektir. Gelenek, bizi, buyuk politikalarin ilerlemeyi getirdigine inandirmak ister. Fakat biliyoruz ki bir önderin yaptiklari soylediklerinden cok daha onemlidir. Yani "ainesi istir kisinin lafa bakilmaz". Soylediklerini yapacagina guvenebilmek bir önderin zaman icinde takip edilip edilmeyecegine karar verdiren tek unsurdur.

Baska bir hurafe, önderligi ustun bir konumla (makamla) bagdastirir. Bu hurafe zirvede olanlarin otomatikman önder olduklarini soyler. Ama önderlik bir konum degil, bir eylem isidir. Önderlik nerede olursa olsun bir takim becerileri ve yetenekleri icerir.

Son olarak da, tum zamanlarin en buyuk yikici hurafesi ise önderligin yalnizca birkacimiza ait birsey oldugudur! Ne zaman birisi: Önderler dogar mi , yoksa yaratilir mi ? diye sorarsa bu hurafe gunden gune yasatilmis olur. Önderlik elbette bir gende tasinmaz ve kesinlikle siradan insanlarin anlayamayacagi bir gizli yazilim degildir.

Kouzes ve Posner arastirmalarindan cikardiklari en onemli sonucu soyle ifade ediyorlar:

" Yalnizca sansli birkacimizin önderligin sirrini cozebilecegi hurafesinin tam tersine, arastirmalarimiz bize gostermistir ki önderlik gozlemlenebilen ve ogrenilebilen bir eylemler demetidir. Önderligin ogrenilemeyecegi inanci, gelismeye ve ilerlemeye karsi önderlik eyleminin dogasindan cok daha guclu bir caydiricidir. Topladigimiz, arastirdigimiz tum orneklerden cikarabilecegimiz bir tek ders varsa, o da sudur: ÖNDERLIK HERKESIN ISIDIR."

KITLELERIN TAKDIR ETTIKLERI ÖNDERLIK NITELIKLERI arastirmasi icin Kouzes ve Posner birkac bin is dunyasi, devlet ve hukumet yonetmenini sorgulamislardir. Elde ettikleri sonuclari dort kitada 20000 denek uzerinde kullanarak takip edenlerin aradiklari önder niteliklerini arastirmislardir. Daha sonra 400 'den fazla önder uzerine yapilan calismalar ve 40 önderle yapilan uzun gorusmelerle bu önderlerin, önderlerde aradiklari nitelikleri de arastirmislardir. Bu arastirmalarini ilk 1987'de yayinlamislar ve 1995 yilinda yinelemislerdir. Önderlerlerin nitelikleri olarak baslangicta saptanan 225 niteligin sorulama (anket) suzgecinden gecmesinden sonra geriye kalan 20 niteligi iceren sorulama, kitlelerin aradiklari önderlik nitelikleri olarak 100 puan uzerinden su siralama tablosunu ortaya cikarmistir:

BEGENILEN ÖNDERLERIN NITELIKLERI

Nitelikler 1995 Arastirmasi
Aranilan niteligin % si
1987 Arastirmasi
Aranilan niteligin % si
DÜRÜST (Honest)
UZGÖRÜLÜ(Vizyon sahibi/forward-looking)
ILHAM VERICI/HAREKETLENDIRICI (inspiring)
DEGIMLI/YETENEKLI (Competent)

Adil dusunceli
Destekleyici
Genis dusunceli
Zeki
Dobra
Sozunun eri
Cesur
Birlikte calisilabilir
Yaratici
Sefkatli
Kararli
Olgun
Ihtirasli
Sadik
Kendini denetleyebilen
Bagimsiz
88
75
68
63

49
41
40
40
33
32
29
28
28
23
17
13
13
11
5
5
83
62
58
67

40
32
37
43
34
32
27
25
34
26
20
23
21
11
13
10
Yuzdeler 4 kitadan gelen cevaplari yansitmaktadir:Amerika,Asya, Avrupa ve Avustralya. Cogunluk A.B.D.'dendir.

Iste bilimsel olarak ortaya cikarilmis, gercek önderlerin ve halkin %50'sinden cogunun begendigi gercek önderlerin evrensel nitelikleri :

  1. DÜRÜST OLMAK
  2. UZGÖRÜLÜ OLMAK (vizyon sahibi olmak),
  3. INSANLARA ILHAM VERICI OLMAK/INSANLARI HAREKETE GEÇIREBILMEK
  4. DEGIMLI OLMAK (Liyakatli, yetenekli/kompetan)

Bilimsel gercekler bize "Önderligin Rubaisi" diyecegimiz bu dortlugu bilmeyen, yasayamayan ve uygulayamayan; bu dortlukten nasipleri olup olmadiklarinin farkinda dahi olmayan "tepedekilerin" gercek önderler olmadigini ve bu dortluge kisiliklerinde sahip olmayanlari toplumlarin gercek önder olarak gormemeleri gerektigini buyuk harflerle vurguluyor.

"Önderligin Rubaisi" ne gore, bugun Türkiye'de, örnek olarak, siyaset meydanindaki kisilikler ve halkimizin beklentileri goz onunde bulundurulursa su kacinilmaz sonuclara varilir:

Önderlik uzerine bilhassa A.B.D.'de yuzlerce bilimsel arastirma , binlerce eser vardir. Konu universitelerin ders programlarinda uzmanlasma duzeyine varincaya kadar arastirilmakta ve ogretilmektedir. 21. yuzyila dogru Dunya Amazon'unda toplum olarak yasayabilmenin ve onde gitmenin en onemli kosullarindan birisi, olabildigince fazla sayida kisinin önderlik niteliklerini ogrenmesi ve daha siniflardayken olabildigince cesitli yontemlerle önderlik deneyimleri kazanmasi olarak gorulmektedir. Oyle ki, bir cok universitelerde her alanda ders programlarinin yeniden yapilanmasinda bu gercekler ogrenim programlarina acikca veya ince ayarlarla kapali olarak yansitilmakta , toplumlarin ve nesillerin gelecegi bu sekilde tasarlanmaktadir. Bir cok kuramsal önderlik calismalarinda saptanan ve one surulen önderligin nitelikleri ve kisilere nasil önderlik yetkinligi kazandirilabilecegi calismalarindaki tum ayrintilar "Önderligin Rubaisi" ile tam bir kafiye ve baglanti icindedir.

Yine Kouzes ve Posner'den Önderlik Eylemleri (leadership practices) ve Önderlige Özadamalar (leadership committments) diyecegimiz ogreti dizgisini (listesini) size sunmak isteriz.

ÖNDERLIGIN 10 ÖZADAMASI
ÖNDERLIK EYLEMLERI ÖNDERLIK ÖZDAMALARI
Gidise/isleyise meydan okumak
(uzgörülü ve degimli olmayi gerektirir)
 1. Kendisini degistirmek, gelistirmek, olgunlastirmak ve yaratici olabilmek icin zorlu firsatlari arayip bulmak
 2. Denemek, riske girmek ve bunlarda yaptigi hatalardan ogrenmek
Insanlari paylasacaklari bir uzgörüye esinlendirmek  3. Insanlari onurlandiran ve yucelten bir gelecegi duslemek
 4. Insanlari onlarin degerlerine, cikarlarina, umitlerine ve ruyalarina hitap ederek ortak bir ozlem etrafinda toplamak
Insanlara harekete geçmek için istek ve güç verebilmek  5. Imecelik erekleri (gayeleri) one cikararak ve guven yaratarak isbirligi ortami yaratmak
 6. Insanlara guc vererek, secenek sunarak, onlarin yeteneklerini gelistirterek, onemli gorevler vererek ve gorunur destek vererek onlari kuvvetlendirmek
Kendi davranislariyla örnek olmak
(dürustlügü gerektirir)
 7. Ortak degerlere uygunluk icinde davranarak ornek olmak
 8. Özadamayi artiran ve uyumlu gelismeleri tesvik eden pesisira kucuk utkulara (zaferlere) ulasmak
Insanlara cesaret vermek, gönüllerini ödüllendirmek  9. Basarilan her tasarida kisilerin katkilarini tanimak
10. Surekli bir sekilde görev topluluklarinin basarilarini kutlamak ve onlari odullendirmek
Kaynak: The Leadership Challenge, J.M. Kouzes ve B.Z. Posner, Copyright 1995

Kouzes ve Posner önsözlerini söyle bitiriyorlar:

"Önderler ufuga ve ufkun otesine bakarlar. önderlik demek gelecek demektir. Gercek önderin ozgun eseri arkasinda biraktigi, zamanla eskimeyen degerli kurumlar yaratmasidir. Gercek önder, bugunki çikarlara degil; uyarlayabilen, gonence erisen, olgunlasan insanlarin ve kurumlarin uzun sureli gelistirilmesine katkida bulunur."

"Bundan da ote sizleri suna inandirmak isteriz ki, önderlik yalniz mesleginiz ve calistiginiz kuruluslar açisindan degil, ayni zamanda diger insanlarla olan iliskileriniz açisindan da onemlidir. Önderlik herkesin isidir ve önderlik çagrisi herkesedir. Bir daha " Neden kimseler bu is için birseyler yapmiyor?" diye sordugunuzda aynaya bakiniz. Gördügünüz kisiye sorunuz: "Neden sen bu is icin birseyler yapmiyorsun?""

Simdi her zamandan daha fazla toplumumuz, su TÜRKIYE sizin soyle demenizi bekliyor: " Önderlik çagrisini kabul ediyorum. Bu isde ben de varim. " Boyle yapmakla, hepimiz önderligin çagrisinin çok kisisel ve hergunluk bir çagri oldugunu anlayacagiz.. Önümüzdeki tek engel kendi kendimize koydugumuz sinirlamalardir.

EGEMENLiK ULUSUNDUR
Yayin tarihi: 9 Mart 1997


Bu yazinin devami

2. BÖLÜM

EGEMENLiK ULUSUNDUR: GERÇEK ÖNDERLiGE DOGRU.....

Özet

Genellikle kisiler için olduklari dusunulen önderlik olgusu ve önderlerin nitelikleri ayniyla , kurumlar, kuruluslar ve olusumlar için de geçerlidir. Bu baglamda yukaridaki yazimizda sundugumuz dusuncelerin isiginda EGEMENLiK ULUSUNDUR olusum ve kurulus olarak önderlik cagrisina yanit vermek uzere baslayan, Türkiye'nin ufkuna ve otesine bir yolculuktur. Ilginç bulacaginizi umit ettigimiz yazimizin 2. bolumunde, yukarida sundugumuz "Önderligin Rubaisi" nin ve önderlikle ilgili kuramlarin EGEMENLiK ULUSUNDUR' un ilkesinin, deger verdigi olgularinin , amaçlarinin, isleyis ve yapilanma kurallarinin ve tasarilarinin ortaya konmasinda ve topluma seslenisinde nasil yansitildigini ve edimlemede (fiiliyatta) nasil yansitilmaya calisilacagini sunacagiz. EGEMENLiK ULUSUNDUR olusumumuz, bir anlik bir heyecan ve dusunce, rastgele ve siradan bir seruven degil; halkimiza mal olabilmek için, Türkiye'mizin çok gereksindigi, bilimsel bir yaklasim ve temele oturtulmus calismalarla, gercek ve ozgun bir önder ulusal kurum olarak tasarlanmistir. Bu önder kurum, gerçek önderlik ögretilerini ve niteliklerini yapisinda özümseyerek ve uygulayarak, önderlik çagrisini kabul eden kisilerle birlikte ortaya çikacaktir.

EGEMENLiK ULUSUNDUR... Gerçek önderlige Dogru...


DÜSÜNCE DAGARI'na dön

Türkiye'den baglananlar az resimli sayfalar için
lütfen asagidaki baglantiya tiklayiniz.
DÜSÜNCE DAGARI'na dön